Büyüme çağı

Çocukluğun uzayıp giden mucizesi nitelik değiştirir. Tırtılı kelebeğe dönüştüren kimyasal güçler, okul çocuğunu olgun erkek ya da kadın haline getirecek güçler iyice gelişir. Çocuk için bu durum şaşırtıcıdır. Bedeni, duyguları, hatta değer yargıları birdenbire değişir. Bunları idarede güçlük çeker. Bu adeta, rahatça binip sürdüğü bisikletin, birden motosiklete dönüşmesi gibidir; motosiklet daha güçlüdür ama denenmemiştir, onun için de düşmeden olmaz. Bugünkü hayat tarzının temposu ve sınav sistemlerinin baskısı gencin göğüs germek zorunda kaldığı sorunları arttırır.

Ana-babalar, bu dönemde çocuklara sevimsiz görünseler de onların bir dereceye kadar kendilerine güven duyup sorumluluklarını yükleninceye kadar gençleri bu dönemde korumalı, desteklemeli ve onları huzura kavuşturmağa çalışmalıdırlar.

Buluğa ermek ve erginlik: İkisi de büyüme sürecini ifade için kullanılan terimlerdir. Buluğ, üreme olanaklarına varan fizik olgunlaşmayı kapsar; ergenlik ise, ergenliğe geçişin bütün ince ayrıntılarını da kapsayan bir deyimdir. Dokuz yaşına kadar kız çocuğunun boyu normal erkek çocuğununkine oranla 2-3 santim, ağırlığı da 1-2 kilogram kadar azdır. Çocukluğun orta dönemi, yani 7-11 yaşları arası, en yavaş büyüme çağıdır, ama 10 ile 12 yaşları arasında kızlar, yılda 7-8 santim uzayarak, zihinsel olgunlukla ve kadınların fiziksel görünüş ve davranışlarını kazanarak birden serpilirler. Aynı yaşlardaki erkek çocukları yerlerinde sayarlar. 13′ünde bir kız çocuğu dörtte üç kadın demektir, oğlan çocuğu gene eskisi gibi kirli-pasaklı öğrencidir. Bu yaştaki çocukların davranış-larındaki düzensizliklere hoplayıp zıplamalara şaşmamak gerekir. Sonra, kızların büyümesi duralayınca, erkek çocukların iki yıl gecikmiş olan gelişmeleri başlar. Bir yılda 15 santime kadar uzayan boylar, sihirli büyüme macerasının bir yönüdür ki, bu durum onları bir daha değişmez biçimde öne geçirir. 18 yaşlarında, çocukluk artık geride kalmıştır.

Etiketler : Büyüme çağı,Hastalıklar ve tedavileri

Etiketler :

Yorum Yapın