Lohusalık

Geçen yüzyılın ilk yarısına kadar, lohusalık (doğumdan sonraki ilk sekiz hafta) tehlikeli bir dönem olarak kabul ediliyordu. Hastanelerde, doğum yapan kadınların %10′u, lohusalık hummasına yakalanarak, hayata gözlerini yumuyordu. Doğum sonrası bakımının son derece gelişmiş olması sonucu, bu hastalığa bugün oldukça ender rastlanıyor. Ancak lohusalık, her genç anne için, yine de hastalıklara karşı dayanıksız olduğu, korunması gereken bir dönemdir. Lohusalık boyunca kadının vücudu, birtakım değişikliklerle karşı karşıyadır:
Rahim, küçülmeye başlar. Doğumda, çocuk başı kadar büyüyen rahim, doğumdan bir hafta sonra yumruk kadardır. Doğumdan ortalama altı hafta sonra da, eski boyutuna ulaşır.
Lohusalık akıntısı başlar. Son ile rahmin bağlandığı bölge yaralıdır. Lohusa akıntısıyla birlikte, vücuttan doku ve yara parçalarıyla karışmış kan da atılır. İlk beş günde, akıntı oldukça şiddetlidir, kanamaya benzer. Zamanla kahverengimsi bir görünüm alır, hafifler. Üç ile altı hafta sonra da, tamamen kaybolur. Doğumdan dört hafta sonra akıntı hala kan görünümünde ve adet kanamaları kadar şiddetliyse, genç annenin mutlaka bir doktora danışması gerekir.
Kan dolaşımının hızlanmasıyla, doğumdan üç dört gün sonra, memeler büyür, gerilir ve
duyarlaşır. Meme derisi kızarır,sıcaklığı artar. Ancak annenin henüz yeteri kadar sütü yoktur.Süt üretimi ağır ağır düzene girer.
Gebelikte olduğu gibi, lohusalık döneminde de, kadın adet görmez. Süt veren kadınlar
da ise,adet kanaması aylarca düzene girmez.
Daha doğumun ilk haftarında. kadınların çoğu beş kilo kadar verir. Bunun nedeni, gebelik sırasında dokuda toplanan sıvının, şimdi birden dışarı atılmasıdır.
Aslında genç anneler, aylarca yolunu bekledikleri yavrularına kavuşmanın sevinci içinde, çok mutludurlar. Ancak yine de annelerin çoğu, geçici bir süre için kötümser bir havaya girerler; kendilerini bekleyen yeniliklerden birden korkar, çaresiz kaldıklarını düşünürler.
Genç anne, bir hemşirenin yardımıyla doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde, ilk adımlarını atmalıdır; çünkü, tromboz ve emboli tehlikelerini atlatabilmek için, erken ayağa kalkmak son derece yararlıdır. Bu gezintilere, lohusa jimnastiğinin de eklenmesi gerekir.
Dış cinsel organlar, bu dönemde günde birkaç kez özenle temizlenmelidir. Perine dikişi, ilk günlerde genellikle sızlar, ancak merhemlerle ağrı giderilebilir.
Genç anne, dışkısını atarken de güçlük çeker. İdrar torbası ve bağırsakların düzenli çalışmadığı hallerde, doktor ilaçla yardımcı olabileceği gibi, bu şikayetlerin nedenini de araştırır.
Hastaneden ayrıldıktan sonraki dönem için genç anneye yararlı olacak birkaç bilgi daha: Duş almak ve baş yıkamak serbesttir. Banyo için, akıntının tamamen kesilmesi gerekir. Enfeksiyon tehlikesi büyük olduğundan bir süre cinsel ilişkiye de ara verilmelidir. Lohusa jimnastiğinin dışında, genç anne sporun hiçbir türüyle uğraşmamalı, ağır kaldırıp, taşımamalıdır.
DİKKAT:
En önemli kontrol muayenesi,doğumdan altı ya da sekiz hafta sonrasına atılmalıdır.
Etiketler : Lohusalık,gebelik tedavisi,gebelik tedavi,gebelik ameliyatı,gebelik ameliyat,gebelik ağrısı,gebelik ilaçları,gebelik belirtisi,gebelik belirtileri,gebelik nedenleri,gebelik ilacı,gebelik nedeni,gebelikHastalıklar ve tedavileri
Etiketler : gebelik, gebelik ağrısı, gebelik ameliyat, gebelik ameliyatı, gebelik belirtileri, gebelik belirtisi, gebelik ilacı, gebelik ilaçları, gebelik nedeni, gebelik nedenleri, gebelik tedavi, gebelik tedavisi, Lohusalık
