Arşiv : 'Hastalıklar M Harfi' Kategorisi

Meme bezleri iltiyabı

Tıpta mastit adı verilen bu hastalığa, eskiden lohusalar çok sık yakalanırdı. Bugün ise temizlik alanında gerçekleştirilen büyük aşama sonucu, mastite çok ender rastlanmaktadır.
Mikropların süt kanallarına girmesiyle, mastit ortaya çıkar. Belirtileri şunlardır: Memede ağrılar, derinin kızarması, memenin bir kesiminin şişmesi ve ateş.
İltihap, uygun antibiyotiklerle zamanında tedavi edilirse, cerrahi müdahaleye gerek kalmaz.
Etiketler : Meme bezleri iltiyabı,Tik tedavisi,Tik [...]

Mastopati

İyi huylu meme değişimlerinin en sık rastlanan türü, mastopatidir. Mastopatide, meme bezi dokusunda küçük urlar oluşur. Bu durumda memenin, “içi bezelye dolu bir torbayı” andırdığı söylenir.
Bu urlar, bastırıldığında genellikle hastaya acı veren kistlerdir. Östrojen ve sarı cisim hormonu dengesizliğinden meydana geldiği tahmin edilmektedir. Bu nedenle doktor, sızlayan mastopatiyi genellikle sarı cisim hormonları, yada sarı cisim [...]

Mantar hastalığı

Bu rahatsız edici ve inatçı hastalık, son yirmi yıl içinde daha sık görülmeye başlamıştır.Kadın doktorlarının tahminine göre, bugün kadınların %10 ile %20’sinde mantar hastalığı vardır.
Belirtileri: Sarı akıntı, aşırı kaşıntı ve yanma. Hastanın vajina derisi, şiddetli kızarır ve yer yer sarımtrak bir zarla kaplanır. Vajinadan sıvı alınarak genellikle kesin bir teşhis konabilir.Vajinal mantar, merhem, hap [...]

Menstrüasyon(adet)

Bir zamanlar ünlü bir doktor, menstrüasyonun anlatımını şu cümleyle yapmıştı: “Doğanın, döllenmemiş bir yumurtanın ardından döktüğü yaşlar.”
Menstrüasyon, yani adet kanaması, birçok kadın için alışılmış, az ya da çok rahatsız edici bir vücut tepkisidir. Adet devresi, kanamanın birinci gününden gelecek kanamadan bir önceki güne göre saptanır. Her devre, yumurtalıklarda birkaç folikülün oluşmasıyla başlar. Birkaç gün içinde [...]

Memeler

Erkekleri büyüleyen, şairlere esin kaynağı olan kadın göğüsleri aslında onlar için birçok sorunların ve aşağılık komplekslerinin de sebebidir.
Kadın doktorlarına hastaları tarafından hep aynı soru yöneltilir: “İdeal göğüslere sahip olabilmek için acaba ne yapabilirim? Nedense normal memelere sahip birçok kadın, göğüslerinin çok büyük, çok küçük, ya da sarkık olduğunu sanır.
Peki, normal memeler hangi büyüklükte olmalıdır ve [...]

Miyom

Öncelikle şunu belirtmek isteriz: Kadınlarda, genellikle rahimde görülen düz kas sistemi urları, kötü huylu değildir.
Bu urların boyutları birbirinden çok farklıdır. Bazıları ancak bir bezelye büyüklüğünde iken, bazıları da insan başı büyüklüğüne ulaşabilir. Kadınların %15′i, yaşamlarının herhangi bir döneminde, özellikle 35 ve 50 yaşları arasında miyomlarla karşılaşır.
Miyomun nedeni henüz kesinlikle bilinmemekte, kalıtsal etkenlerin önemli rol oynadığı [...]

Mol hidatiform

Latince bir sözcük olan “mola”, “biçim değiştirmiş dölüt” anlamına gelir. Mol hidatiform’ da, plasenta yerine anne adayının rahminde üzeri yarı şeffaf, içi sıvı dolu kabarcıklarla donatılmış, üzüm salkımı benzeri bir madde oluşur. Molhidatiform’a 200 gebelikte bir rastlanır.
BELİRTİLERİ
Döllenmeden kısa bir süre sonra, rahim normal bir gebelikten çok daha büyük bir hızla büyümeye başlar. Bunu, rahim kanamaları [...]

Meme plastiği estetik ameliyatı

Küçük bir memeyi büyütmek için, cerrah iki yönteme başvurabilir: Ya vücudun başka bir kesiminden aldığı yağ dokusunu, memelere nakleder, ya da memeleri silastik adı verilen plastik bir maddeyle büyültür.
Birinci yöntemde,yağ dokusu kalça, karın, ya da baldırların iç kesiminden alınır. Doktor, koltuk altı boşluğuna açtığı küçük bir keşiden bu maddeyi meme bezi ve meme kası arasına [...]

Mini doğum kontrol hapı

Alışılmış doğum kontrol haplarıyla kıyaslandığı zaman, mini doğum kontrol hapının bu alanda, gerçek bir aşama olduğunu görürüz. Zaten adı, içindeki hormon miktarı hakkında çok şey ifade etmektedir: Diğer haplara oranla, mini hapta çok az hormon vardır. İçinde östrojen bulunmayan bu hapların sarı cisim hormonu dozajı da, normal hapların 1/6-1 /10 arası olmak üzere çok düşük [...]

Meme kanseri

Bundan bir süre önce, İsviçre Kanser Kurulu yöneticilerinden Prof. Dr. Hansjörg Senn, şöyle bir açıklama yaptı: “Zamanında anlaşılıp, düzenli tedavi edildikten sonra, kanser ne korkunç, ne de iyileşmez bir hastalık sayılır. Doktorların, kesin teşhisi koyduktan sonra, sanki ölüm kararını açıklar gibi, kısık ve acımalı bir sesle hastalarına durumu açıklamaları, çok yanlış bir tutumdur. Doktorların bu [...]